5. Sınıf İngilizce (ÇYD) ders kitabından çıkarılan bu ünitedeki 100 kelime, örnek cümleleriyle birlikte.
- desk (n) — sıra, masa
My desk is next to the window. — Sıram pencerenin yanında.
- seat (n) — oturacak yer, koltuk
Please take a seat. — Lütfen bir yer bulup otur.
- screen (n) — ekran
The screen of the smart board is very big. — Akıllı tahtanın ekranı çok büyük.
- smart board (n) — akıllı tahta
The teacher uses the smart board in every lesson. — Öğretmen her derste akıllı tahtayı kullanır.
- laptop (n) — dizüstü bilgisayar
I write my project on a laptop. — Projemi dizüstü bilgisayarda yazarım.
- dictionary (n) — sözlük
I look up new words in the dictionary. — Yeni kelimelere sözlükten bakarım.
- worksheet (n) — çalışma kâğıdı
Each student gets a worksheet. — Her öğrenci bir çalışma kâğıdı alır.
- material (n) — materyal, malzeme
We need some material for the art lesson. — Resim dersi için biraz malzemeye ihtiyacımız var.
- bookcase (n) — kitaplık
The bookcase is full of story books. — Kitaplık hikâye kitaplarıyla dolu.
- pack (v) — çantaya yerleştirmek, toplamak
I pack my bag before I go to bed. — Yatmadan önce çantamı toplarım.
- Visual Arts (n) — Görsel Sanatlar (dersi)
We paint pictures in Visual Arts. — Görsel Sanatlar dersinde resim yaparız.
- Religion and Morals (n) — Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
Religion and Morals is on Wednesday. — Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi çarşamba günü.
- Robotic Coding (n) — Robotik Kodlama
We build small robots in Robotic Coding. — Robotik Kodlama dersinde küçük robotlar yaparız.
- Information Technology (n) — Bilişim Teknolojileri
Information Technology is in the computer room. — Bilişim Teknolojileri bilgisayar odasında.
- Tales and Legends (n) — Masallar ve Efsaneler
I love reading old stories in Tales and Legends. — Masallar ve Efsaneler dersinde eski hikâyeler okumayı severim.
- presentation (n) — sunum
My presentation is about animals. — Sunumum hayvanlar hakkında.
- magazine (n) — dergi
My sister reads a science magazine. — Ablam bir bilim dergisi okur.
- newspaper (n) — gazete
My father reads the newspaper every morning. — Babam her sabah gazete okur.
- paragraph (n) — paragraf
Write a short paragraph about your day. — Günün hakkında kısa bir paragraf yaz.
- memory (n) — hafıza, bellek
I have a good memory for names. — İsimler konusunda hafızam iyidir.
- monitor (n) — sınıf nöbetçisi, gözetmen öğrenci
The monitor cleans the board today. — Nöbetçi öğrenci bugün tahtayı siler.
- helper (n) — yardımcı
Ali is our helper this week. — Ali bu hafta bizim yardımcımız.
- partner (n) — eş, çalışma arkadaşı
My partner and I read the story together. — Çalışma arkadaşım ve ben hikâyeyi birlikte okuruz.
- peer (n) — akran
I learn a lot from my peers. — Akranlarımdan çok şey öğrenirim.
- winner (n) — kazanan
The winner gets a small prize. — Kazanan küçük bir ödül alır.
- teamwork (n) — takım çalışması
Teamwork makes the project easy. — Takım çalışması projeyi kolaylaştırır.
- pair (n) — çift, ikili
Work in a pair and ask questions. — İkili çalış ve soru sor.
- share (v) — paylaşmak
We share our ideas in class. — Fikirlerimizi sınıfta paylaşırız.
- together (adv) — birlikte
We clean the classroom together. — Sınıfı birlikte temizleriz.
- helpful (adj) — yardımsever, faydalı
My classmates are very helpful. — Sınıf arkadaşlarım çok yardımsever.
- take notes (v) — not almak
I take notes when the teacher talks. — Öğretmen konuşurken not alırım.
- write down (v) — yazıp not etmek
Write down the new words. — Yeni kelimeleri yaz.
- copy (v) — kopyalamak, kopya çekmek değil: aynısını yazmak
Copy the sentence into your notebook. — Cümleyi defterine yaz.
- check (v) — kontrol etmek
Check your answers again. — Cevaplarını tekrar kontrol et.
- complete (v) — tamamlamak
Complete the sentences with the words in the box. — Cümleleri kutudaki kelimelerle tamamla.
- match (v) — eşleştirmek
Match the words with the pictures. — Kelimeleri resimlerle eşleştir.
- present (v) — sunmak
We present our projects on Friday. — Projelerimizi cuma günü sunarız.
- discuss (v) — tartışmak, görüşmek
We discuss the story in groups. — Hikâyeyi gruplar hâlinde tartışırız.
- review (v) — gözden geçirmek
Let's review the last lesson. — Geçen dersi gözden geçirelim.
- repeat (v) — tekrar etmek
Repeat the word after me. — Kelimeyi benden sonra tekrar et.
- follow the rules (v) — kurallara uymak (kuralları izlemek)
We follow the rules in every lesson. — Her derste kurallara uyarız.
- on time (adv) — zamanında
Please come to class on time. — Lütfen derse zamanında gel.
- stand in line (v) — sıraya girmek
We stand in line at the door. — Kapıda sıraya gireriz.
- tidy (v) — toparlamak, düzenlemek
Tidy your desk before you leave. — Ayrılmadan önce sıranı topla.
- organise (v) — düzenlemek, organize etmek
I organise my notebooks by subject. — Defterlerimi derse göre düzenlerim.
- turn on (v) — açmak (cihazı)
Please turn on the smart board. — Lütfen akıllı tahtayı aç.
- turn off (v) — kapatmak (cihazı)
Turn off the computer after the lesson. — Dersten sonra bilgisayarı kapat.
- quietly (adv) — sessizce
Please work quietly. — Lütfen sessizce çalış.
- exit (n) — çıkış
The exit is at the end of the corridor. — Çıkış koridorun sonunda.
- responsible for (adj) — sorumlu olmak
I am responsible for the plants in class. — Sınıftaki çiçeklerden ben sorumluyum.
- finish your task (v) — görevini bitirmek
Finish your task before the bell rings. — Zil çalmadan görevini bitir.
- do practice (v) — alıştırma yapmak
We do practice with new words every day. — Her gün yeni kelimelerle alıştırma yaparız.
- give examples (v) — örnek vermek
Please give examples from your life. — Lütfen kendi hayatından örnekler ver.
- study individually (v) — tek başına çalışmak
I study individually for my exams. — Sınavlarım için tek başıma çalışırım.
- study for exams (v) — sınavlara çalışmak
I study for exams in the evening. — Akşamları sınavlara çalışırım.
- break time (n) — teneffüs, ara zamanı
We play games at break time. — Teneffüste oyun oynarız.
- remind (v) — hatırlatmak
Please remind me about the homework. — Lütfen bana ödevi hatırlat.
- return (v) — geri vermek, iade etmek
I return the book to the library on Monday. — Kitabı pazartesi günü kütüphaneye iade ederim.
- lend (v) — ödünç vermek
Can you lend me a pencil? — Bana bir kalem ödünç verir misin?
- receive (v) — almak, teslim almak
We receive our reports in January. — Karnelerimizi ocak ayında alırız.
- problem (n) — problem, sorun
This math problem is easy. — Bu matematik problemi kolay.
- solution (n) — çözüm
Can you find a solution? — Bir çözüm bulabilir misin?
- difficult (adj) — zor
This question is difficult. — Bu soru zor.
- improve (v) — geliştirmek, ilerlemek
I read every day to improve my English. — İngilizcemi geliştirmek için her gün okurum.
- explain (v) — açıklamak
Can you explain this word? — Bu kelimeyi açıklayabilir misin?
- advise (v) — tavsiye etmek
My teacher advises us to read more. — Öğretmenim bize daha çok okumamızı tavsiye eder.
- request (n) — rica, istek
I have a small request. — Küçük bir ricam var.
- excuse (n) — mazeret, bahane
He has a good excuse for being late. — Geç kalması için iyi bir mazereti var.
- focus (v) — odaklanmak
I focus on my work in class. — Derste işime odaklanırım.
- habit (n) — alışkanlık
Reading is a good habit. — Kitap okumak iyi bir alışkanlıktır.
- weekly (adj) — haftalık
We have a weekly test on Fridays. — Cuma günleri haftalık sınavımız var.
- regularly (adv) — düzenli olarak
I do my homework regularly. — Ödevimi düzenli olarak yaparım.
- usually (adv) — genellikle
I usually walk to school. — Genellikle okula yürüyerek giderim.
- late (adj) — geç
Don't be late for the lesson. — Derse geç kalma.
- exercise (n) — egzersiz, alıştırma
Morning exercise is good for you. — Sabah egzersizi sana iyi gelir.
- relax (v) — dinlenmek, rahatlamak
I relax after school. — Okuldan sonra dinlenirim.
- worry (v) — endişelenmek
Don't worry about the test. — Sınav için endişelenme.
- recharge (v) — şarj etmek, enerji toplamak
I recharge my tablet at night. — Tabletimi geceleri şarj ederim.
- comfortable (adj) — rahat
This chair is very comfortable. — Bu sandalye çok rahat.
- successful (adj) — başarılı
She is a successful student. — O başarılı bir öğrenci.
- hundred (n) — yüz
There are one hundred students in our school. — Okulumuzda yüz öğrenci var.
- cardinal number (n) — sayma sayısı (one, two…)
One, two and three are cardinal numbers. — One, two ve three sayma sayılarıdır.
- ordinal number (n) — sıra sayısı (first, second…)
First and second are ordinal numbers. — First ve second sıra sayılarıdır.
- eleven (n) — on bir
Eleven students are in the club. — Kulüpte on bir öğrenci var.
- twelve (n) — on iki
There are twelve months in a year. — Bir yılda on iki ay var.
- thirteen (n) — on üç
My cousin is thirteen years old. — Kuzenim on üç yaşında.
- thirty (n) — otuz
There are thirty desks in the room. — Odada otuz sıra var.
- ninety (n) — doksan
The lesson is ninety minutes long. — Ders doksan dakika sürüyor.
- step (n) — adım, basamak
Follow the steps one by one. — Adımları tek tek izle.
- pattern (n) — desen, örüntü
Find the pattern in the numbers. — Sayılardaki örüntüyü bul.
- education (n) — eğitim
Education is important for everyone. — Eğitim herkes için önemlidir.
- technology (n) — teknoloji
We use technology in class. — Derste teknoloji kullanırız.
- atmosphere (n) — ortam, atmosfer
Our classroom has a friendly atmosphere. — Sınıfımızda samimi bir ortam var.
- important (adj) — önemli
It is important to listen carefully. — Dikkatle dinlemek önemlidir.
- keep (v) — tutmak, korumak
Keep your desk clean. — Sıranı temiz tut.
- fantastic (adj) — harika, muhteşem
Your project is fantastic! — Projen harika!
- draw (v) — çizmek
I draw a map in my notebook. — Defterime bir harita çizerim.
- clean (v) — temizlemek
We clean the board after each lesson. — Her dersten sonra tahtayı sileriz.
- list (n) — liste
Write a list of your school things. — Okul eşyalarının bir listesini yaz.
- close (v) — kapatmak
Please close the door. — Lütfen kapıyı kapat.