6. Sınıf İngilizce (Maarif) ders kitabından çıkarılan bu ünitedeki 100 kelime, örnek cümleleriyle birlikte.
- learning method (n) — öğrenme yöntemi
We are talking about learning methods today. — Bugün öğrenme yöntemlerinden bahsediyoruz.
- teaching method (n) — öğretme yöntemi
Students are talking about a learning/teaching method. — Öğrenciler bir öğrenme/öğretme yöntemi hakkında konuşuyor.
- revise (v) — tekrar etmek
Violet is revising the new words silently. — Violet yeni kelimeleri sessizce tekrar ediyor.
- read silently (v) — sessiz okumak
Violet is revising the new words silently. — Violet yeni kelimeleri sessizce tekrar ediyor.
- read aloud (v) — sesli okumak
Ahmet talks about reading words aloud with a peer. — Ahmet, bir akranla kelimeleri sesli okumaktan bahsediyor.
- in turns (adv) — sırayla
We read the words in turns and ask each other questions. — Kelimeleri sırayla okuruz ve birbirimize sorular sorarız.
- effective (adj) — etkili
Larry says it is an effective method. — Larry, bunun etkili bir yöntem olduğunu söylüyor.
- get full marks (v) — tam puan almak
Larry got full marks on the English test. — Larry İngilizce sınavından tam puan aldı.
- write the new words (v) — yeni kelimeleri yazmak
Violet normally writes the new words. — Violet genellikle yeni kelimeleri yazar.
- remember (v) — hatırlamak
I remember it. We read the words in turns. — Onu hatırlıyorum. Kelimeleri sırayla okuruz.
- peer (n) — akran
Ahmet talks about reading words aloud with a peer. — Ahmet, bir akranla kelimeleri sesli okumaktan bahsediyor.
- work in pairs (v) — ikili çalışmak
Don't work in pairs. — İkili çalışmayın.
- work in groups (v) — grup halinde çalışmak
You will work in groups. — Grup halinde çalışacaksınız.
- pair-work (n) — ikili çalışma
Ayşe talks about her favourite learning activity: pair-work. — Ayşe, en sevdiği öğrenme etkinliğinden bahsediyor: ikili çalışma.
- group leader (n) — grup lideri
Choose a group leader. — Bir grup lideri seçin.
- group of 4 or 5 (n) — 4 veya 5 kişilik grup
Work in groups of 4 or 5. — 4 veya 5 kişilik gruplar halinde çalışın.
- give feedback (v) — geri bildirim vermek
Give positive feedback to each other. — Birbirinize olumlu geri bildirim verin.
- act out (v) — canlandırmak, rol yapmak
Act out your dialogue, paying attention to intonation. — Diyaloğunuzu, tonlamaya dikkat ederek canlandırın.
- mime (v) — mimikle anlatmak
Take an action card and mime it. — Bir eylem kartı al ve onu mimikle anlat.
- give reasons (v) — gerekçe göstermek
Do you like it? Give reasons. — Bunu sever misin? Gerekçe göster.
- brush teeth (v) — diş fırçalamak
Yiğit brushes his teeth after breakfast. — Yiğit kahvaltıdan sonra dişlerini fırçalar.
- daily routine (n) — günlük rutin
This is about daily routines and habits. — Bu, günlük rutinler ve alışkanlıklarla ilgili.
- habit (n) — alışkanlık
How often do you use a learning method? It's a habit. — Bir öğrenme yöntemini ne sıklıkla kullanırsın? Bu bir alışkanlık.
- study alone (v) — tek başına çalışmak
I normally study alone, but today I am studying with friends. — Genellikle tek başıma çalışırım ama bugün arkadaşlarımla çalışıyorum.
- prepare the presentation (v) — sunumu hazırlamak
Yiğit normally prepares the presentation. — Yiğit genellikle sunumu hazırlar.
- have breakfast (v) — kahvaltı yapmak
Yiğit brushes his teeth after breakfast. — Yiğit kahvaltıdan sonra dişlerini fırçalar.
- do research (v) — araştırma yapmak
I do some research on the Net often. — İnternette sık sık araştırma yaparım.
- research task (n) — araştırma görevi
I am continuing to work on a research task. — Bir araştırma görevi üzerinde çalışmaya devam ediyorum.
- level (n) — seviye
My levels are improving. — Seviyelerim gelişiyor.
- get better (v) — gelişmek, iyileşmek
My English levels get better every week. — İngilizce seviyelerim her hafta gelişiyor.
- task (n) — görev
Everybody has a task before starting. — Başlamadan önce herkesin bir görevi var.
- focus on a project (v) — bir projeye odaklanmak
We continue to focus on a project. — Bir projeye odaklanmaya devam ediyoruz.
- recycling (n) — geri dönüşüm
We are talking about recycling. — Geri dönüşümden bahsediyoruz.
- recycle (v) — geri dönüştürmek
We should recycle paper and plastic. — Kâğıt ve plastiği geri dönüştürmeliyiz.
- slogan (n) — slogan
She adds her slogan: 'Two hands, one Earth.' — Sloganını ekliyor: 'İki el, bir Dünya.'
- mark exercises (v) — alıştırmaları not vermek/işaretlemek
The teacher marks exercises every evening. — Öğretmen her akşam alıştırmaları işaretler.
- count numbers (v) — sayı saymak
Students count numbers in the activity. — Öğrenciler etkinlikte sayı sayar.
- write a number (v) — bir sayı yazmak
One group writes a number from 100 to 500 on paper. — Bir grup kâğıda 100 ile 500 arasında bir sayı yazar.
- say the number (v) — sayıyı söylemek
The other group says the number correctly. — Diğer grup sayıyı doğru söyler.
- reach the line (v) — çizgiye ulaşmak
The group that reaches the line first is the winner. — Çizgiye ilk ulaşan grup kazanandır.
- normally (adv) — genellikle
Violet normally writes the new words. — Violet genellikle yeni kelimeleri yazar.
- firstly (adv) — ilk olarak
Firstly, we talk about recycling. — İlk olarak, geri dönüşümden bahsediyoruz.
- one after another (adv) — art arda
The students answer one after another. — Öğrenciler art arda cevap verir.
- how often (adv) — ne sıklıkla
How often do you work in pairs or groups? — İkili ya da grup halinde ne sıklıkla çalışırsın?
- usually (adv) — çoğunlukla
I usually use a learning method. — Çoğunlukla bir öğrenme yöntemi kullanırım.
- often (adv) — sık sık
I do some research on the Net often. — İnternette sık sık araştırma yaparım.
- today (adv) — bugün
Today she is reading the words instead of writing them. — Bugün kelimeleri yazmak yerine okuyor.
- together (adv) — birlikte
Working together is helpful and effective. — Birlikte çalışmak yardımcı ve etkilidir.
- to each other (adv) — birbirine
Read the text aloud to each other. — Metni birbirinize sesli okuyun.
- easily (adv) — kolay bir şekilde
We can learn new words easily this way. — Bu şekilde yeni kelimeleri kolayca öğrenebiliriz.
- continue (v) — devam etmek
Please continue. — Lütfen devam edin.
- practise (v) — pratik yapmak
Yiğit tries to practise English with his family. — Yiğit ailesiyle İngilizce pratik yapmaya çalışıyor.
- repeat (v) — tekrarlamak
Repeat them in pairs. — Onları ikili çalışarak tekrarlayın.
- review (v) — gözden geçirmek
We review our notes before the test. — Sınavdan önce notlarımızı gözden geçiririz.
- rest (v) — dinlenmek
We rest after a long study session. — Uzun bir çalışma seansından sonra dinleniriz.
- share (v) — paylaşmak
We share our ideas with the group. — Fikirlerimizi grupla paylaşırız.
- search (v) — aramak
I search for new words on the Net. — İnternette yeni kelimeler ararım.
- focus (v) — odaklanmak
We continue to focus on a project. — Bir projeye odaklanmaya devam ediyoruz.
- improve (v) — gelişmek, geliştirmek
My English levels are improving. — İngilizce seviyelerim gelişiyor.
- add (v) — eklemek
She adds her slogan to the poster. — Sloganını postere ekliyor.
- creative (adj) — yaratıcı
Yiğit's presentation is creative and effective. — Yiğit'in sunumu yaratıcı ve etkili.
- regular (adj) — düzenli
We have a regular study routine. — Düzenli bir çalışma rutinimiz var.
- correct (adj) — doğru
The group says the number correctly. — Grup sayıyı doğru söylüyor.
- positive (adj) — olumlu
Give positive feedback to each other. — Birbirinize olumlu geri bildirim verin.
- winner (n) — kazanan
The group that reaches the line first is the winner. — Çizgiye ilk ulaşan grup kazanandır.
- helpful (adj) — yardımcı, faydalı
Working together is helpful and effective. — Birlikte çalışmak yardımcı ve etkilidir.
- bold (adj) — koyu (yazı)
Look at the bold ones in the activity. — Etkinlikteki koyu yazılanlara bak.
- full (adj) — tam, dolu
Larry got full marks on the English test. — Larry İngilizce sınavından tam puan aldı.
- favourite (adj) — en sevilen, favori
Ayşe talks about her favourite learning activity. — Ayşe, en sevdiği öğrenme etkinliğinden bahsediyor.
- silent (adj) — sessiz
Violet is revising the new words silently. — Violet yeni kelimeleri sessizce tekrar ediyor.
- diary (n) — günlük
I write in my diary every night. — Her gece günlüğüme yazarım.
- exercise (n) — egzersiz, alıştırma
The teacher marks exercises every evening. — Öğretmen her akşam alıştırmaları işaretler.
- method (n) — yöntem
We are talking about learning methods today. — Bugün öğrenme yöntemlerinden bahsediyoruz.
- activity (n) — etkinlik
Talk about the phrases you ticked in Activity 1. — 1. Etkinlikte işaretlediğin ifadeler hakkında konuş.
- group (n) — grup
Work in groups of 4 or 5. — 4 veya 5 kişilik gruplar halinde çalışın.
- sort (n) — tür, çeşit
What sort of learning methods are they talking about? — Ne tür öğrenme yöntemlerinden bahsediyorlar?
- presentation (n) — sunum
Yiğit normally prepares the presentation. — Yiğit genellikle sunumu hazırlar.
- number (n) — sayı
One group writes a number from 100 to 500. — Bir grup 100 ile 500 arasında bir sayı yazar.
- piece of paper (n) — kâğıt parçası
One group writes a number on a piece of paper. — Bir grup bir kâğıda bir sayı yazar.
- test (n) — sınav, test
Larry got full marks on the English test. — Larry İngilizce sınavından tam puan aldı.
- silently (adv) — sessizce
Violet is revising the new words silently. — Violet yeni kelimeleri sessizce tekrar ediyor.
- aloud (adv) — sesli olarak
Read the text aloud to each other. — Metni birbirinize sesli olarak okuyun.
- correctly (adv) — doğru bir şekilde
The group says the number correctly. — Grup sayıyı doğru bir şekilde söylüyor.
- instead of (adv) — yerine
Today she is reading the words instead of writing them. — Bugün kelimeleri yazmak yerine okuyor.
- as a group (adv) — grup olarak
Today I am studying with my friends as a group. — Bugün arkadaşlarımla grup olarak çalışıyorum.
- first (adv) — ilk, önce
The group that reaches the line first is the winner. — Çizgiye ilk ulaşan grup kazanandır.
- now (adv) — şimdi
You are brushing your teeth now. — Şu anda dişlerini fırçalıyorsun.
- before starting (adv) — başlamadan önce
Everybody has a task before starting. — Başlamadan önce herkesin bir görevi var.
- also (adv) — ayrıca
Also, she adds her slogan. — Ayrıca, sloganını da ekliyor.
- what about (adv) — peki ya
What about your homework? — Peki ya ödevin?
- phrase (n) — ifade, kalıp
Talk about the phrases you ticked in Activity 1. — 1. Etkinlikte işaretlediğin ifadeler hakkında konuş.
- dialogue (n) — diyalog
Act out your dialogue, paying attention to intonation. — Diyaloğunuzu, tonlamaya dikkat ederek canlandırın.
- intonation (n) — tonlama
Act out your dialogue, paying attention to intonation. — Diyaloğunuzu, tonlamaya dikkat ederek canlandırın.
- action card (n) — eylem kartı
Take an action card and mime it. — Bir eylem kartı al ve onu mimikle anlat.
- homework (n) — ev ödevi
What about your homework? — Peki ya ödevin?
- English test (n) — İngilizce sınavı
Larry got full marks on the English test. — Larry İngilizce sınavından tam puan aldı.
- family (n) — aile
Yiğit tries to practise English with his family. — Yiğit ailesiyle İngilizce pratik yapmaya çalışıyor.
- friend (n) — arkadaş
I have a lot of friends. — Çok arkadaşım var.
- picture (n) — resim
Write three short questions about the picture on pages 42-43. — 42-43. sayfalardaki resim hakkında üç kısa soru yaz.
- question (n) — soru
Write three short questions about the picture. — Resim hakkında üç kısa soru yaz.