Renkli Kelime Oyunu
KELİMEYİ BUL · RENKLERİ BİRLEŞTİR
ENGLISH
TÜRKÇE
Kısa bir mola
Kelimeler ve süre bekliyor.
🏆 En yüksek puanlar
Her oyuncunun en iyi tamamlanmış oyunu listelenir. Eşit puanda daha az hata, sonra daha kısa süre öne geçer.
| Sıra | Oyuncu | Puan | Hata | Süre | Etkinlik |
|---|
Tam adını yazman gerekmez; takma ad kullanabilirsin. Seçtiğin ad ve puanın sıralamada görünür. Aynı adı kullanan farklı cihazlar ayrı oyuncudur. Çerezler silinirse önceki oyuncu kimliği bu cihazda hatırlanmaz; kaydedilmiş puanlar sıralamada kalır.
6. Sınıf (ÇYD) — Life in the World & Culture (Dünyada Yaşam ve Kültür) — 6. Ünite Kelime Oyunu
Bu ünitenin 132 kelime ve ifadesinden her turda 15 çift seçilir. İngilizce kartı seçip Türkçe karşılığına dokunun. Doğru çiftler kaybolur; kartlar aşağı düşer. Bitişik üç veya daha fazla aynı renk patlayarak bonus kazandırır. Cevaplanmamış kelimeler yeni renklerle geri gelir.
6. Sınıf (ÇYD) — Life in the World & Culture (Dünyada Yaşam ve Kültür) — 6. Ünite Kelime Oyunu için hazırlanan bu İngilizce kelime oyunu, kelimeleri Türkçe karşılıklarıyla çalışmanı sağlar. Bu ücretsiz İngilizce aktivite ile her turda 15 İngilizce kelime ve ifadeyi tekrar edebilir, renk kombolarıyla puan kazanabilirsin.
Ünite kelimeleri ve Türkçe karşılıkları (132)
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| chop | doğramak, ince kesmek |
| grill | ızgara yapmak |
| roast | kavurmak, fırınlamak |
| heat up | ısıtmak |
| knead | yoğurmak |
| peel | soymak |
| boil | kaynatmak, haşlamak |
| steam | buharda pişirmek |
| cook | pişirmek |
| flavour | lezzet katmak, tatlandırmak |
| broccoli | brokoli |
| courgette | kabak |
| cucumber | salatalık |
| chilli | acı biber |
| herb | ot, baharat bitkisi |
| sweet potato | tatlı patates |
| sweet pepper | dolmalık biber |
| bunch | demet |
| goat cheese | keçi peyniri |
| garlic | sarımsak |
| bitter | acı (tat) |
| cheesy | peynirli |
| juicy | sulu, sulu etli |
| lean | yağsız (et) |
| tough | sert, çiğnemesi zor |
| pure | saf, katkısız |
| sour | ekşi |
| nutritious | besleyici |
| low-fat | az yağlı |
| dairy-free | süt ürünsüz |
| cuisine | mutfak (yemek kültürü) |
| Turkish cuisine | Türk mutfağı |
| neighbourliness | komşuluk |
| considerable | kayda değer, önemli |
| timeless | zamansız |
| legume | baklagil |
| grain | tahıl |
| recipe | tarif |
| dish | yemek |
| similarity | benzerlik |
| Kazakh cuisine | Kazak mutfağı |
| German food culture | Alman yemek kültürü |
| food festival | yemek festivali |
| traditional dish | geleneksel yemek |
| balanced | dengeli |
| rich | zengin |
| worth | değerinde |
| Central Asia | Orta Asya |
| halva | helva |
| baklava | baklava |
| consumption | tüketim |
| differentiate | farklılaştırmak, ayırt etmek |
| eating disorder | yeme bozukluğu |
| obesity | obezite |
| carbohydrate | karbonhidrat |
| dietary | diyetle ilgili, beslenmeyle ilgili |
| habit | alışkanlık |
| gain | kazanmak, artırmak (kilo) |
| acceptable | kabul edilebilir |
| nutrition | beslenme |
| eat-in | yerinde yeme |
| takeaway | paket servis, dışarı yemek |
| grocery | bakkal, market |
| counter | tezgâh |
| menu | menü |
| reserve | rezervasyon yapmak |
| chopsticks | yemek çubukları |
| bagel | bagel (simit türü) |
| beefsteak | biftek |
| fried rice | kızarmış pilav |
| litre | litre |
| gramme | gram |
| teaspoon | tatlı kaşığı, çay kaşığı |
| bowl | kâse |
| packet | paket |
| noodle | erişte, noodle |
| mince | kıyma |
| mixing bowl | karıştırma kâsesi |
| spice | baharat |
| vinegar | sirke |
| baked beans | fırınlanmış fasulye |
| rice pudding | sütlaç |
| stew | yahni, güveç |
| salad | salata |
| pasta | makarna |
| kebab | kebap |
| veggie | sebze |
| cream | krema |
| olive oil | zeytinyağı |
| keşkek | keşkek |
| possibility | olasılık, imkân |
| obligation | yükümlülük, zorunluluk |
| advice | tavsiye |
| soy sauce | soya sosu |
| responsibility | sorumluluk |
| go-to recipe | vazgeçilmez tarif |
| bread and butter | asıl uğraş, geçim kapısı |
| whip up | hızlıca hazırlamak |
| tendency | eğilim |
| sprinkle | serpmek |
| baguette | baget (Fransız ekmeği) |
| crab | yengeç |
| cracker | kraker |
| dairy | süt ürünleri |
| fryer | fritöz |
| kit | takım, set |
| mineral | mineral |
| mixer | mikser |
| mug | kupa (büyük bardak) |
| pastry | hamur işi |
| pizzeria | pizzacı |
| portion | porsiyon |
| protein | protein |
| pudding | puding, tatlı |
| self-service | self servis |
| server | garson, servis eden kişi |
| sour cream | ekşi krema |
| spoonful | kaşık dolusu |
| sweetcorn | tatlı mısır |
| toaster | tost makinesi |
| veg | sebze (kısaltma) |
| vitamin | vitamin |
| cell | hücre |
| nowadays | günümüzde |
| organic | organik |
| process | işlemek |
| remarkable | dikkat çekici, olağanüstü |
| starve | açlıktan ölmek, çok acıkmak |
| sufficiently | yeterince |
| supper | akşam yemeği (hafif) |
| usage | kullanım |
| visible | görünür |
Kaynak: 6-sinif-cyd_6-unite-life-in-the-world-and-culture-kelimeleri.xlsx. Program ayrımı sağlanan dosya adlarına göre korunmuştur.